YOUR CART
- No products in the cart.
Reklam bütçesi belirleme, çoğu işletmede kulaktan dolma bir karara dönüşüyor. Toplantıda biri “ayda 5 bin lira ayıralım” der. Kimse itiraz etmez ve konu kapanır. Oysa o rakamın nereden geldiği belli değildir. Biz bütçe konuşmasına her zaman sondan başlarız. Yani kaç yeni müşteri istediğinizden.
Tahminle konulan bütçenin iki sonucu vardır. Ya para biter, sonuç göremezsiniz. Ya da kampanya işe yarar ama nedenini bilemezsiniz. İkisi de kötüdür. Çünkü tekrarlanamaz.
Bütçe aslında bir sonuç değil, bir çıktıdır. Önce hedefi koyarsınız. Sonra o hedefin maliyetini hesaplarsınız. Ortaya çıkan rakam sizin bütçenizdir. Bu rakam beklediğinizden yüksekse hedefi küçültürsünüz. Süreç bu kadar basittir.
Diyelim ki yeni açılan bir kafeniz var. Hedefiniz ayda 30 yeni müşteri kazanmak. Ortalama hesap tutarı 250 lira. Kâr marjınız yaklaşık yüzde 30. Yani bir müşteri size 75 lira kâr bırakıyor.
Şimdi reklam tarafına bakalım. Sosyal medya reklamında tıklama başına maliyetiniz 2 lira olsun. Siteye gelenlerin yüzde 3’ü rezervasyon yapıyor. Bu oran sektöre göre değişir. Ama bir yerden başlamak gerekir.
30 müşteri için 1.000 tıklamaya ihtiyacınız var. 1.000 tıklama x 2 lira = 2.000 lira. Müşteri başına maliyetiniz yaklaşık 66 lira oluyor. Kârınız ise 75 lira. Yani hesap sınırda tutuyor.
Burada durup düşünmek gerekir. Müşteri bir kez gelip kaybolacaksa bu reklam mantıklı değil. Ama ayda iki kez geliyorsa tablo değişir. Sadık müşterinin yıllık değeri çok daha yüksektir. Reklam bütçesi belirleme kararını işte bu rakam belirler.
İlk ay elinizde gerçek veri yoktur. Yukarıdaki rakamlar sadece varsayımdır. Bu yüzden bütçeyi iki parçaya ayırın.
İlk parça test bütçesidir. Toplamın yaklaşık yüzde 20’si yeterlidir. Bu parayla farklı görseller ve farklı metinler denersiniz. Amacınız satış değil, bilgi toplamaktır. Hangi görsel daha ucuza tıklama getiriyor? Hangi mesaj daha çok kişiyi durduruyor?
İkinci parça ölçek bütçesidir. Testte kazanan reklamı bulursunuz. Parayı oraya aktarırsınız. Bu yaklaşım ilk ay biraz yavaş ilerler. İkinci aydan itibaren farkı net görürsünüz.
Reklamı her gün kurcalamak. Algoritmanın öğrenmesi için zamana ihtiyacı vardır. Günde üç kez bütçe değiştirirseniz bu süreç sürekli sıfırlanır. Ölçüm için en az bir hafta bekleyin.
Trafiği ana sayfaya göndermek. Reklama tıklayan kişi belirli bir şey arıyordur. Karşısına kalabalık bir ana sayfa çıkarsa kaybolur. Tek amaçlı bir landing page dönüşümü ciddi biçimde artırır.
Beğeni sayısına bakmak. Beğeni güzeldir ama kasaya para koymaz. Siz mesaj sayısına, rezervasyona ve satışa bakın. Ölçtüğünüz şey neyse, büyüyen şey de o olur.
Basit bir kontrol yöntemi var. Günlük bütçenizi tahmini müşteri edinme maliyetine bölün. Sonuç en az bir olmalı. Yani günde en az bir dönüşüm alabilecek bütçeyle başlamalısınız.
Bu şart sağlanmıyorsa iki seçeneğiniz var. Ya bütçeyi artırırsınız. Ya da hedef kitleyi daraltıp maliyeti düşürürsünüz. Çok az bütçeyi çok geniş kitleye yaymak en pahalı yoldur.
Bir de sabır meselesi var. İlk hafta sonuçları asla nihai sonuç değildir. Karar vermek için en az dört haftalık veriye bakın.
Reklam bütçesi belirleme bir sezgi işi değildir. Hedeften geriye doğru yapılan sade bir hesaptır. Kâr marjınızı bilin. Müşteri edinme maliyetinizi ölçün. İkisini karşılaştırın. Rakamlar tutmuyorsa reklamı büyütmeden önce teklifinizi gözden geçirin.
Bu hesabı kendi işletmeniz için kurmakta zorlanıyorsanız yalnız değilsiniz. Reklam yönetiminden landing page tasarımına kadar tüm süreci birlikte kurgulayabiliriz. Detaylar için Hizmetlerimiz sayfasına göz atabilirsiniz.
Menü, bir restoranda müşterinin en uzun süre baktığı tasarımdır. Doğru kurgulanmış bir menü, hem markanızı anlatır hem de sipariş ortalamanızı yukarı çeker.
Yapay zeka içerik üretimi son bir yılda markaların gündemine oturdu. Peki bu araçlar gerçekten neyi çözüyor, neyi çözmüyor? Sahadan gözlemlerimizi paylaştık.
Çoğu işletme markalaşmayı logodan ibaret sanıyor. Oysa logo sadece bir parça. Logo ve kurumsal kimlik arasındaki farkı somut örneklerle anlatıyoruz.
Yeni bir marka kurarken isim seçimi ilk ve en kalıcı karardır. Akılda kalan, tescile uygun ve dijitalde çalışan bir isim bulmak için 8 adımlık pratik rehber.
Sosyal medyada düzenli paylaşım yapmak için plana ihtiyacınız var. İçerik takvimi hazırlama sürecini 7 adımda, uygulanabilir örneklerle anlattık.
Yakınındaki bir işletmeyi arayan müşteri, önce Google’a bakıyor. Google İşletme Profili optimizasyonu ile bu aramalarda görünür olmanın 9 somut adımını anlattık.
Herkesin sosyal medya hesabı var. Nerdeyse her işletmenin, sosyal medyada kendine ait işletme hesapları yer alıyor. Peki…
Etkileşimli içerikler potansiyel müşteri ve takipçi oranınızı arttırır. Takipçilerinizle aranızdaki bağı güçlendirir.
Markanızın sosyal medyadaki bilinirliğini arttırmak ve etkileşim oranlarını yükseltmek için işte birkaç tüyo…
Sosyal medya artık günümüz dünyasında her şey oldu. Sosyal medya hesaplarımızın etkileşim oranları, mesaj ve yorum sayısı çok önemli.
Marka İtibar Yönetim Ajansı
Dijimod® 2026 | Tüm Hakkı Saklıdır